Yeni Bir Başlangıç



Öncelikle yazıma ilk yazım olması sebebiyle hepinize "merhaba". Blog yazmaya uzun süre sonra okuduğum bir kitabın sayesinde şu sözleriyle başladım " kendini anlamak ve aklının karışıklığını gidermek için önce aklını boşaltmalı ve kendini anlamalısın bunun içinde kafanın içindekileri ne kadar kendine kalıcı bir biçimde anlatırsan , ne kadar kendini yazıya dökersen bu şekilde aklındakileri boşaltmış olur ve yeni fikirlere yelken açabilirsin " işte bu sözlerle her şeyi not almak yerine yazmaya karar verdim.

Aslında 4 yıldır kendimi anlamaya ve geliştirmeye sürekli yenilemeye adamıştım. Bunun ilk adımını şehir dışına çıkmayla başladım diyebilirim. Ve zamanla üstüne daha da koyarak kendimi sürekli geliştirmeye adamış bir halde buldum. Ve bu sürece girdiğimden beri kendimi birçok defa yeni bir başlangıç yaparken buldum. Bunun nedeni çok fazla hata yapmamdı. Ve daha da önemlisi yaptığım hatayı kabullenip kendimde aramamdı. Ve hatayı ne kadar çabuk kabullenirsek aslında o kadar hızlı çözüme gidebildiğimizi keşfettim. Ve her planlamamı tekrar ve daha iyi şekilde kendi önüme koyarak gitmeye başladım bu şekilde gelişimimi de takip edebilmiştim.

Peki nedir bu başlangıç ?

Başlangıç önsöz , mukadddime, giriş anlamlarına gelir. Herhangibir kitabı açarsanız önsözün kitabın planlaması olduğunu görürsünüz. Veya bir iş yapabilmek için başlamak gerekir. Ve her başlangıç başka bir sonun ortaya çıkardığı bir üründür. Aslında başlangıç olabilmesi bir şeylerin ölmesi lazım. Ne zaman bir şeyler ölürse o zaman küllerinden yeni doğuş yada bir sonraki adıma geçiş olabilir. Aslında bu olay döngüsü doğanın kanunudur. Yeni bir başlangıç ve ölüm  bu süreç sürekliliği sağlar. Eğer bir şeyleri öldüremezseniz o zaman yeninin doğmasını da bekleyemezsiniz.



Aslında her gün insana yeni bir başlangıç için birden çok şans doğuyor önüne fakat önemli olan doğan şansın kendisi değil insanın bu şansları ne kadar görebildiğiyle alakalıdır. Eğer kendinizi şanssız görüyorsanız ya etrafınızdaki şansları göremiyorsunuz yada şansı nerde aramanız gerektiğini bilmiyorsunuzdur. Eğer gün boyu evinizde veya sürekli iş yerinizde oturursanız şansın ayağınıza gelmesini beklerseniz belki de o şans hiç bir zaman gelmez. Sizin şansınıza gitmeniz gereklidir. Basit bir örnekle eğer evinizde oturmak yerine eğer hedeflerinizle ilgili bir sergiye veya bir konferansa giderseniz orada tanıştığınız insanlar sizlere bambaşka imkanlar , bambaşka bakış açıları sağlayabilir ve bu da tam olarak size sunulan yeni şanslar demektir. Asla unutmayınız bir insanla tanışmak ve tanışmamak arasında sadece 5 dakika fark vardır. Ve bu da size yeni bir bakış açısı katmayla katmama arasında 5 dakika fark olduğunu gösterir.

Zaman geçtikçe en büyük pişmanlıklarınız yaptıklarımız değil yapamadıklarımız olduğunu anlayabiliyoruz. Önemli olan yanlış yapmaktan korkmak değil yaptığımız yanlışlardan aldığımız derslerdir. O yüzden yanlış yapmaktan korkmak yerine yaşayamamaktan korkmalıyız.


Bu yazıyla beraber kendim gibi sizleri de sürekli bunu yapacağım onu yapacağım diyen artık bunu yapıyorum onu yapıyorum diyen birileri olmaya davet ediyorum. Geleceği planlarken anı yaşamayı unutmayan insanlar olmaya ve her gün yeni bir başlangıca adım atabilecek hayatımızdaki şansları gören ve onları değerlendiren bir insan olmaya başlayacağız.

Yorumlar

Popüler Yayınlar